Sağlık Gerçekleri: Sağlık Politikalarında Lobicilik Gerçeği ve Kamu Yararı

Sağlık Gerçekleri: Sağlık Politikalarında Lobicilik Gerçeği ve Kamu Yararı

Sağlık politikaları, yalnızca bilimsel verilerle değil; ekonomik güçler, sektör dinamikleri ve karar alma süreçlerine etki eden görünür ya da görünmez aktörlerle şekillenir. Bu noktada sıkça tartışılan ama çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavram karşımıza çıkar: lobicilik.

Biz bu yazıda, sağlık alanında lobiciliğin ne olduğunu, ne olmadığını ve en önemlisi kamu yararı ile nasıl dengelenmesi gerektiğini ele alıyoruz.

Sağlıkta Lobicilik, Kamu Diplomasisi ve Endüstrinin Görünmeyen Etkisi


➡️Lobicilik Nedir, Sağlık Alanında Ne Anlama Gelir?

Lobicilik, en yalın hâliyle; karar vericilere bilgi sunma, görüş aktarma ve etki oluşturma faaliyetidir. Sağlık alanında bu faaliyetler, doğrudan insan hayatını ilgilendirdiği için diğer sektörlere kıyasla çok daha hassas bir zeminde yürütülmelidir.

Sağlık politikalarını etkileyen başlıca aktörler şunlardır:

  • İlaç endüstrisi

  • Medikal cihaz üreticileri

  • Medikal cihaz ithalatçıları

  • Sağlık teknolojileri firmaları

  • Sivil toplum kuruluşları ve hasta dernekleri

Türkiye Sağlık Vakfı Başkanı Dr. Murat Balaban (PhD), bu çok aktörlü yapıya dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapmaktadır:

“Sağlık politikaları tek merkezden oluşmuyor. İlaçtan cihaza, üreticiden ithalatçıya kadar geniş bir ekosistem söz konusudur. Burada esas mesele, bu etkileşimin hangi ilkelere göre yürütüldüğüdür.”


➡️İlaç ve Medikal Cihaz Sektöründe Lobicilik: Fayda mı, Risk mi?

İlaç ve medikal cihaz sektörleri, yüksek Ar-Ge maliyetleri ve uzun regülasyon süreçleri nedeniyle kamu otoriteleriyle sürekli temas hâlindedir. Bu temasın kendisi sorun değildir; şeffaflık ve kamu yararı gözetilmediğinde sorun başlar.

Olumlu örneklerde:

  • Klinik veriler açık biçimde paylaşılır

  • Hasta güvenliği önceliklendirilir

  • Geri ödeme ve erişim politikaları bilimsel temele dayanır

Olumsuz örneklerde ise:

  • Ticari çıkarlar kamu sağlığının önüne geçer

  • Riskler minimize edilir veya gizlenir

  • Toplum bilgilendirilmez

Biz bu nedenle sağlıkta lobiciliği;
“ticari baskı aracı” değil, doğru bilgiyle kamu yararına katkı alanı olarak tanımlıyoruz.


➡️Kamu Diplomasisi ile Lobicilik Arasındaki İnce Çizgi

Kamu diplomasisi; toplumla açık, tutarlı ve güvene dayalı iletişim kurma sürecidir. Sağlık alanında bu; ilaçların, tedavilerin ve teknolojilerin faydaları kadar risklerinin de şeffaf biçimde paylaşılması anlamına gelir.

Balaban bu noktada şu vurguyu yapmaktadır:

“Kamu diplomasisi, güven üretir. Sağlıkta lobicilik ancak bu güven zemininde meşruiyet kazanabilir. Aksi hâlde yapılan her girişim, toplumda şüpheyi artırır.”

Bu nedenle lobicilik ile kamu diplomasisi arasındaki ilişki, denge ve etik üzerinden okunmalıdır.


➡️İki Çarpıcı Örnek: Aynı Araç, İki Farklı Sonuç

Sağlık alanında lobiciliğin etkisini anlamak için teoriden çok, uluslararası somut örneklere bakmak gerekir. Aynı araç, farklı niyetler ve yöntemlerle kullanıldığında toplum sağlığı açısından tamamen zıt sonuçlar doğurabilmektedir.

Olumlu Örnek: ABD’de Nadir Hastalıklar ve Hasta Odaklı Lobicilik

ABD’de nadir hastalıklar alanında yürütülen lobicilik faaliyetleri, sağlıkta “iyi uygulama” örnekleri arasında gösterilmektedir. Bu alanda dikkat çeken temel unsur; ilaç firmaları, akademi, hasta dernekleri ve kamu otoritelerinin şeffaf ve çok paydaşlı bir yapı içinde çalışmasıdır.

Nadir hastalıklar, ticari açıdan düşük hasta sayısı nedeniyle uzun yıllar boyunca ilaç geliştirme süreçlerinin dışında kalmıştı. Ancak:

  • Hasta dernekleri doğrudan karar vericilere bilimsel ve insani veriler sundu,

  • Akademik çevreler klinik araştırmaların önemini ortaya koydu,

  • Sektör, Ar-Ge teşvikleri konusunda şeffaf taleplerde bulundu.

Bu süreç sonunda “Yetim-Nadir İlaç Yasaları” (Orphan Drug Acts) hayata geçirildi. Sonuç olarak:

  • Daha önce tedavisi olmayan hastalıklar için ilaçlar geliştirildi,

  • Kamu yararı ile ticari sürdürülebilirlik arasında bir denge kuruldu,

  • Lobicilik, toplum sağlığına doğrudan katkı sağlayan bir araç hâline geldi.

Bu örnek, doğru kurgulanan lobiciliğin hayat kurtarıcı sonuçlar doğurabileceğini açıkça göstermektedir.


⚠️Olumsuz Örnek: Tütün Endüstrisi ve Sistematik Manipülasyon

Buna karşılık, tütün endüstrisinin yıllarca yürüttüğü lobicilik faaliyetleri, sağlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçmiştir.

Ortaya çıkan dava dosyaları ve iç yazışmalar şunu göstermiştir:

  • Nikotinin bağımlılık yapıcı etkisi bilinmesine rağmen kamuoyundan gizlendi,

  • Kanser ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişki kasıtlı olarak belirsiz gösterildi,

  • Bilimsel araştırmalar manipüle edildi veya itibarsızlaştırıldı,

  • Politikacılar ve düzenleyici kurumlar yoğun baskı altına alındı.

Bu süreçte lobicilik:

  • ⚠️Bilgi aktarma değil, bilgi çarpıtma aracına dönüştü,

  • ⚠️Kamu sağlığı değil, ticari çıkar önceliklendirildi,

  • ⚠️Toplum yıllarca bilinçli şekilde yanıltıldı.

Sonuç olarak açılan davalar, milyarlarca dolarlık tazminatlar ve milyonlarca erken ölümle sonuçlanan bir küresel sağlık krizini ortaya çıkardı.

Bu örnek, etik dışı lobiciliğin kamu sağlığına nasıl ağır bedeller ödettiğinin en somut kanıtıdır.


➡️Bu İki Örnek Bize Ne Söylüyor?

Her iki vaka da net bir gerçeği ortaya koymaktadır:

  • Lobicilik başlı başına iyi ya da kötü değildir.

  • Onu iyi ya da kötü yapan; şeffaflık, niyet ve denetim mekanizmalarıdır.

Balaban' ın vurguladığı gerçek:

"Sağlık alanında etki oluşturmak kaçınılmazdır; önemli olan bu etkinin kimin adına ve hangi değerler doğrultusunda kullanıldığıdır."


➡️Türkiye Açısından Durum Ne?

Türkiye’de;

  • Yerli ilaç ve medikal cihaz üretimi

  • İthal ürünler

  • Geri ödeme politikaları

  • Sağlık bütçesi planlaması

tam da bu etkileşim alanında şekillenmektedir.

Balaban sağlıkta lobiciliği sağlık savunuculuğu bağlamında değerlendiriyor.
"Şeffaflıkla yürütülen her temas kamu yararınadır; gizlenen her bilgi ise kamu sağlığı için potansiyel bir risktir."


➡️Lobicilikten Kaçmak Değil, Doğrusunu İnşa Etmek

Sağlık politikalarında lobicilik gerçeğini yok saymak mümkün değildir. Asıl mesele; bu gerçeği etik, şeffaf ve kamu yararını önceleyen bir çerçevede yönetebilmektir.

Bu alanın korkulacak değil; doğru ilkelerle denetlenmesi gereken bir gerçeklik olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Bu yazı, Türkiye Sağlık Vakfı “Sağlık Gerçekleri” kitabının bir bölümü kapsamında Dr. Murat Balaban (Ph.D) tarafından hazırlanmıştır. Kitap, okuyuculara sağlık alanına bütüncül bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır. 

Bilgi Al

1 Yorum

  • Zafer Muratoğlu
    Zafer Muratoğlu
    07-02-2026 18:52

    Bu yazı, sağlıkta lobicilik kavramına bakışımı tamamen değiştirdi. Sorunun ‘lobi’ değil, şeffaflık ve etik olduğunu bu kadar net anlatan başka bir içerik okumamıştım. Sağlık politikalarının nasıl şekillendiğini anlamak isteyen herkesin okuması gerekir.

Bilgi! Yorum yapabilmek için, ziyaretçi girişi yapmış olmalısınız. Buraya tıklayarak üye olabilir, üyeyseniz Buraya tıklayarak giriş yapabilirsiniz.

Son Geribildirimler


Resmi Mesai Saati ile Fiilî Uygulama Arasındaki...

06/02/2026 tarihinde, Bursa Feride Kutlucan Sağlık Ocağı’na hizmet almak amacıyla saat 16.30...

M**** M*********

Acil Serviste Yetersiz Muayene ve Tetkik...

31 Ocak 2026 günü saat 14.04’te, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs...

S**** I****

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Tıbbi İhmal ve...

Babam 18 Ocak 2026 tarihinde Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi...

E*** N** B**********

Nakilli Hastada Hayati Risk ve “Yoğun Bakım Yok”...

11.01.2026 tarihinde Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nde alt çene ameliyatı planlamasıyla...

M**** K******

Zirkonyum Diye Anlaştık, Seramik Yaptılar;...

Haziran ayında implant yaptırmak için diş kliniğine gittim. Bana implant markası ve kaplama markası...

H**** C**********

Ameliyat Öncesi Bilgilendirme Talebine Doktorun...

Bodrum Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahı Dr. Sadullah Ender Tabur' dan kol dirseğinde sinir...

S**** M***