COVID-19: Rus Aşısında Umut Veren Sonuçlar

COVID-19: Rus Aşısında Umut Veren Sonuçlar

Rusya'da denenen bir COVID-19 aşısı, tüm katılımcılarda bağışıklık tepkisi ortaya çıkardı ve ciddi yan etkilere neden olmadı. Yine de aşının hastalığa karşı koruduğunu doğrulamak daha büyük denemeler gerektirecektir.

Amerika Birleşik Devletlerindeki COVID-19 vakalarının sayısı şu anda 6 milyonu ve küresel toplam 27 milyonu aştı.

Kış mevsimi yaklaşırken, COVID-19'a karşı etkili bir aşı için umutlar artıyor.

Moskova' da Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsünde geliştirilen bir aşı, tamamı olumlu olmasa da büyük ilgi gördü.

Bazı bilim adamları, herhangi bir güvenlik verisi yayınlanmadan önce Rusya hükümeti tarafından geçici olarak onaylanan aşıya şüpheyle yaklaştı.

The Lancet de yayınlanan bir makalede aşının iki erken faz klinik denemelerin sonuçları ve detaylarının olumlu bulunduğu belirtildi.

Aşı, soğuk algınlığından sorumlu bir virüs ailesinden olan bir adenovirüse dayanıyor.

Araştırmacılar virüsü hastalığa neden olmayacak şekilde zayıflattılar ve COVID-19'a neden olan SARS-CoV-2'den başak proteinini ifade edecek şekilde modifiye ettiler.

“Adenovirüs aşıları insanların hücrelerine girdiğinde, hücrelerin başak protein üretmesine neden olan SARS-CoV-2 diken proteini genetik kodunu iletiyorlar. Bu, bağışıklık sistemine SARS-CoV-2 virüsünü tanımayı ve ona saldırmayı öğretmeye yardımcı oluyor ”diyor Gamaleya Araştırma Enstitüsü'nde çalışmanın ilk yazarı ve laboratuvar başkanı Denis Logunov.

Araştırmacılar ayrıca aşının farklı formülasyonlarını da değerlendirdiler. Biri, aşıların tipik olarak sağlandığı şekilde donduruldu ve biri dondurularak kurutuldu, bu da aşının daha uzak yerlere ulaştırılmasına yardımcı olacak şekilde saklanmasına imkan sağlıyor. 

Denemeler Rusya'daki iki hastanede gerçekleştirildi ve her biri 18 ile 60 yaşları arasındaki 38 sağlıklı yetişkini içeriyordu.

Araştırmacılar, deneyleri COVID-19'u gerçekten önleyip önleyemeyeceğini değerlendirmek için değil aşının güvenliğini ve immünojenitesini değerlendirmek için tasarladılar.

Denemeler, her iki aşı formülasyonunun da güvenli olduğunu ve katılımcıların hiçbir ciddi yan etki bildirmediğini gösterdi. Oluşan yan etkiler ise tüm aşılardan sonra yaygın olarak oluşabilen enjeksiyon yerinde ağrı, baş ağrısı ve yüksek ateştir.

Lancet , aşı olan herkesin coronavirüse karşı antikor ürettiğini ve  dondurulmuş formülasyonu alan katılımcıların, dondurularak kurutulmuş versiyonu alanlardan daha fazla antikor ürettiğini bildiriyor.

Araştırmacılar ayrıca , enfekte olmuş hücreleri tanımlamaya ve öldürmeye yardımcı olan T hücrelerinin oluşumu da dahil olmak üzere daha gelişmiş bağışıklık tepkilerine dair kanıtlar buldular. 

Rus hükümeti yeni aşıyı çoktan onayladı ve bilim adamlarının 3. faz klinik deneyde çok daha fazla katılımcının aşılanmasını içeren daha büyük bir çalışma yapmasına izin verdi.

- Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü direktörü ve çalışmanın kıdemli yazarı Prof.Alexander Gintsburg; aşının 3. faz klinik denemesinin 26 Ağustos 2020'de onaylandığını, farklı yaş ve risk gruplarından 40.000 gönüllünün dahil edilmesinin planlandığını ve çevrimiçi bir uygulama yoluyla gönüllülerin sürekli izlenmesiyle gerçekleştirileceğini, söyledi.

Bu çok umut verici bir haber olsa da, dikkat edilmesi gereken bazı önemli sınırlamalar var.

Bunlar arasında ilk denemenin takip süresinin kısa olması ve  katılımcıların çoğunun genç ve sağlıklı bireyler olması yer alıyor.

The Lancet, Logunov ve meslektaşlarının çalışmalarının cesaret verici ama küçük olduğunu, İmmünojenisite işaretlerinin iyi olduğunu ancak daha büyük yaş gruplarında immünojenisite konusunda hiçbir sonuç çıkarılamayacağını ve herhangi bir COVID-19 aşısı için klinik etkinliğin gösterilmediğini, şimdiye kadar ki çalışmaların güven verici olduğu ancak riskleri değerlendirmek için henüz yetersiz olduğunu bildiriyor

Baltimoredaki Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulunun yazarları, aynı zamanda başarılı bir aşının sadece hastalığı hafifletmekle kalmayıp aynı zamanda enfeksiyonu da önlemesi gerektiğine işaret ediyor.

“Hastalığı azaltan ancak enfeksiyonu engellemeyen bir aşı paradoksal olarak işleri daha da kötüleştirebilir. Alıcılara kişisel güvenlik açığı konusunda yanlış bir şekilde güvence verebilir, böylece iletimi hafifleten davranışları azaltabilir. Bu da, etkililiğin muhtemelen daha düşük olduğu yaşlı yetişkinler arasında veya aşı kabulü ve alımı daha düşük olabilecek diğer yüksek riskli gruplar arasında artan riske yol açabilir. " diyor.

MedicalNewsToday

COVID-19: DOĞRU BİLİNEN 10 YANLIŞ İNANIŞ

COVID-19: KORONAVİRÜS ÖKSÜRÜK DAMLACIKLARI İLE 2 METRENİN ÖTESİNE GEÇEBİLİR

GRİP İLE COVID-19 ARASINDAKİ FARK NEDİR?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK EĞİTİMLER